Ama kentler sadece kendine ait olanı ister,
her şeyi .çekip alırlar kendi çarkları içine.
Çürük tahtalar gibi parçalarlar hayvanları
ve çok çeşitli insanı yakarak yok ederler.
Ve kültürler için hizmet eder tüm insanları
ve büsbütün kaybederler dengeleri ve ölçüleri,
sümüklüböceğin izlerine ilerleme derler
ve arabayı yavaş sürülecek yerde hızlı sürerler
ve kendilerini orospu gibi hisseder ve öyle aksederler
ve daha çok gürültü ederler, cam ve metalle.
Sanki bir aldatmaca her gün kandırır onları,
artık hiçbir zaman olamazlar kendileri;
para büyür ve ele geçirir tüm güçlerini
ve güçlüdür bir doğu rüzgarı gibi ve onlar küçük
ve boşalmış içleri beklerler, şarabın
ve tüm hayvan ve insan özlerinden gelen zehrin
onları geçici, boş işlere yöneltmesini.
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2018 Pazar
19 Kasım 2017 Pazar
Egemen Düşünce / Giacomo Leopardi
Çok tatlısın sen, hem de güçlü;
egemensin aklıma baştan sona;
ürkütürsün, ama değerli armağanısın
tanrıların bana; içimi karartan
günlerimin yoldaşı; aşk düşüncemsin
sen benim, karşıma sık sık çıkan.
…
Nasıl da tenhalaştı aklım
sen ona yerleşince!
Tüm diğer düşünceler hemen ardından,
tıpkı şimşekler gibi sağa sola
dağılmaya başladılar. Bomboş bir alanda
tek başına duran bir kule nasılsa, sen de
öylesin, dev gibi, aklımın ta ortasında.
Her şey, yaşamın kendisi de,
senin dışında nedir ki
benim gözümde!
Dayanılmaz bir sıkıntı,
eğlenceler, günlük dedikodu,
anlamsız zevkler, boş umutlar;
nedir ki, tüm bunlar senin bana verdiğin
gökselliğe denk zevkin yanında.
Nasıl ki Apeninlerin yalçın kayalıklarından
uzaktan gülen yeşil vadiye
can atar yolcu; nasıl ki çevirir
gözlerini oraya; ben de kuru ve tatsız
günlük konuşmalardan sonra
dönüyorum can atarak sana: Çiçekli
bir bahçeye döner gibiyim neredeyse;
seninle olmak iyi geliyor duygularıma.
İnanılmaz gibi bir şey bu,
nasıl da dayandım uzun zaman
bu mutsuz yaşama ve sensizlik
içinde bu aptal dünyaya; anlamıyorum,
nasıl da özlem duyar başkaları,
sana benzemeyen şeylere.
…
Giacomo Leopardi
Çeviren: Necdet Adabağ
6 Temmuz 2017 Perşembe
Arkadaş Z. Özger
vücudum
sabırlı sevgilim benim
bu hüznü senin için biriktiriyorum
sana gelicem beklemelerin bu acılı durağından
bu giz bu karanlık bitecek
güneşin çıkmasını bekliyorum
(Yordam, Eylül 1968)
5 Temmuz 2017 Çarşamba
Gözlem / Paul Valery
"Sanatsal gözlem, neredeyse mistik bir derinlik kazanabilir. Değdiği nesneler adlarını yitirir. ışık ve gölge çok özel sistemler oluşturur, kendilerine özgü sorular ortaya atar. Hiçbir bilime dayanmayan, hiçbir pratikten türetilmemiş sorulardır bunlar. varoluş değerlerini yalnızca onları algılamaya, onları kendi benliğinde uyandırmaya yazgılı birinin ruhu, gözü ve eli arasındaki çok özel uyumda bulur"
8 Mayıs 2017 Pazartesi
Tek çıkar yol, gözlerinizi kendi içinize çevirmenizdir. / Rainer Maria Rilke
Şiirlerinizin iyi olup olmadığını soruyorsunuz. Bana yöneltiyorsunuz bu soruyu. Daha önce başkalarına yönelttiniz. Dergilere yolluyorsunuz şiirlerinizi. Onları başka şiirlerle karşılaştırıyorsunuz ve kimi dergilerin yazı işleri kurullarının şiirlerinizi geri çevirmeleri sizi tedirgin ediyor. Mademki bir öğüt için başvurdunuz bana, size bu gibi girişimlerden tümüyle el çekmenizi söyleyeceğim. Gözlerinizi dışarlara çevirmişsiniz; ama işte şu an, en başta vazgeçmeniz gereken şey. Kimse size akıl veremez ve yardım edemez, hiç kimse.Tek çıkar yol, gözlerinizi kendi içinize çevirmenizdir.
7 Nisan 2017 Cuma
Rainer Maria Rilke - Dua Saatleri Kitabı
Ve inanırım şimdiye dek söylenmemiş her şeye.
Azat etmek istiyorum en inançlı duygularımı,
kimsenin cesaret edemediği istemeye,
benim için oluverir kendiliğinden.
Haddini bilmezlik mi bu Tanrı' m, affet.
Ama sana söylemek istediğim şu:
Taze bir sürgün gibi olsun en büyük gücüm,
dargınlık bilmeyen ve tereddüt bilmeyen;
aynen çocukların sevgisiyle özdeş.
Bu sel gibi coşmalarla, bu ulaşmalarla
geniş kollardan açık denize,
bu gittikçe büyüyen tekrarlarla
itiraf etmek istiyorum, sunmak istiyorum seni
daha önce hiç kimsenin yapmadığı gibi.
Ölçüsüzlükse bu, ölçü bilmez yap beni
dualarımda,
öyle ciddi ve öyle yalnız
dursunlar varınca bulutsu alnına.
Azat etmek istiyorum en inançlı duygularımı,
kimsenin cesaret edemediği istemeye,
benim için oluverir kendiliğinden.
Haddini bilmezlik mi bu Tanrı' m, affet.
Ama sana söylemek istediğim şu:
Taze bir sürgün gibi olsun en büyük gücüm,
dargınlık bilmeyen ve tereddüt bilmeyen;
aynen çocukların sevgisiyle özdeş.
Bu sel gibi coşmalarla, bu ulaşmalarla
geniş kollardan açık denize,
bu gittikçe büyüyen tekrarlarla
itiraf etmek istiyorum, sunmak istiyorum seni
daha önce hiç kimsenin yapmadığı gibi.
Ölçüsüzlükse bu, ölçü bilmez yap beni
dualarımda,
öyle ciddi ve öyle yalnız
dursunlar varınca bulutsu alnına.
5 Nisan 2017 Çarşamba
Rainer Maria Rilke - Dua Saatleri Kitabı
Yalnızca bir kez olsaydı tam bir sessizlik.
Sussaydı tesadüfi olanla ortalama olan
ve komşudan gelen gülüşmeler
ve gürültüsü beynimdeki düşüncelerin
beni açık ve uyanık olmaktan alıkoyan -
O zaman binlerce kez yoğunlaşan düşünceyle
düşünürdüm seni ta kıyılarına varana dek
ve sahip olabilirdim sana (bir gülümseme süresince),
tüm yaşamakta olana hediye etmek için seni,
bir teşekkür olarak.
Sussaydı tesadüfi olanla ortalama olan
ve komşudan gelen gülüşmeler
ve gürültüsü beynimdeki düşüncelerin
beni açık ve uyanık olmaktan alıkoyan -
O zaman binlerce kez yoğunlaşan düşünceyle
düşünürdüm seni ta kıyılarına varana dek
ve sahip olabilirdim sana (bir gülümseme süresince),
tüm yaşamakta olana hediye etmek için seni,
bir teşekkür olarak.
1 Nisan 2017 Cumartesi
Hafız / Sevgilinin Yüzü
Okumakta olduğun para ve zenginlik konusundaki o kitabı elinden bırak ve Sevgilinin yüzünde bölümler halindeki satırları ezberle. Hafiz
30 Mart 2017 Perşembe
Edip Cansever / Anlamak,Şiir
ilkin şunu söyleyelim: Biz anlamsız olanı düşünmekten, giderek bu düşünmeyi değerlendirmekten yoksun değiliz. Çünkü hiç kimse kalkıp da gerçek olmayanın, hatta anlamsız, saçma (absurde) olanın düşünülemeyeceğini öne süremez. Buna bakarak bir olayı, örneğin bir şiir olayını düşünmek de mümkündür. Şu var ki, bu düşünme edimi, şiiri anlamakla bir tutulmamalıdır. Çünkü düşündüğümüz bir şeyi anlayabildiğimiz gibi, anlamayabiliriz de. Ama düşünmek, anlamamızı sağlayan bir çalışma, bir basamaktır.
İsterseniz şiire de böyle katılmayı deneyelim; dünyaya, yaşamaya katıldığımız gibi... Böylece var olmaya ne anlam veriyorsak, onu nereye kadar anlayabiliyorsak, şiiri de aynı oranda anlayabiliriz.
Yeter ki şiirin dünyasına karışalım, varlığımızı, biraz da onun varlığında duymaya yönelelim. Kavgamız, sevincimiz, öfkemiz, aşkımız biraz da ona olsun.
Edip Cansever / Şiir Okuyucusu
Önce şiir karşısında iki çeşit okuyucu vardır. Bunlardan birincisi şiire açık, ikincisi kapalı olan okuyucudur. Birinci bölüğe girenler onu anlayan, yani şiirin varlığıyla, kendi varlıkları arasında araçsız, yakın ilgiler kurabilen kimselerdir. Ötekiler aynı yakınlığa araçsız olarak varamazlar. İşte bu gibi kimselere açıklamalar yapmak gerekli olabilir. Olabilir diyorum; zaten edebiyat kitaplarının, çoğu eleştirilerin görevi de budur. Ne var ki böylesi çalışmalar, okuyucunun şiirden anlamasını sağlayamaz; olsa olsa bir sanat yapıtı üzerinde bilgiler vermeye yarar. Çünkü açıklama işi ilkelere bağlıdır, bazı temellere dayanmadan yapılamaz. Bu türlü bir çabaysa, okuyucunun şiirle dolaysız bağlar kurmasını sağlamaktan uzaktır. Böylece ortaya çıkan gerçek şu oluyor: Şiir açıklamaları, şiirle araçsız ilgiler kuramayan kişilere bilgiler verir. Yoksa sanıldığı gibi şiirin gerçek varlığını, gerçek yapısını ulaştıramaz onlara.
29 Mart 2017 Çarşamba
Edip Cansever / Erdal Öz'e Mektuplar
22 Kasım 1961
Yaşa reis!
Değişim çıkageldi. Sabah. Isınmaya çalışıyordum dükkanda. Değişim! Nasıl sevdim bilsen. Bir ateş çöktü içime sanki. Gene de bir kıvılcım göründü bir ara. Ne de olsa havada esmerleşen bir kıvılcım. Bir önseziyle O. Duru'nun yazısını okudum. Evet evet, bir ağıt yazıyoruz biz. Bilenler bilmeyenlere söylesin. Bunu da Değişim yapacak. Bilmeyenlere bildirecek. Güvenim var. Seni kutlarım ayrıca. Koca kafalı Erdal, başladığın gibi sürdür işte. Bitmesin. Neden bilmiyorum, Orhan Duru'yu, seni, Metin Eloğlu'nu -ki burada- özleyiverdim birden!
Az kaldı Ankara'ya gelmeme. Kötü bir meyhane keşfetsen de ...
Yaşa reis!
Değişim çıkageldi. Sabah. Isınmaya çalışıyordum dükkanda. Değişim! Nasıl sevdim bilsen. Bir ateş çöktü içime sanki. Gene de bir kıvılcım göründü bir ara. Ne de olsa havada esmerleşen bir kıvılcım. Bir önseziyle O. Duru'nun yazısını okudum. Evet evet, bir ağıt yazıyoruz biz. Bilenler bilmeyenlere söylesin. Bunu da Değişim yapacak. Bilmeyenlere bildirecek. Güvenim var. Seni kutlarım ayrıca. Koca kafalı Erdal, başladığın gibi sürdür işte. Bitmesin. Neden bilmiyorum, Orhan Duru'yu, seni, Metin Eloğlu'nu -ki burada- özleyiverdim birden!
Az kaldı Ankara'ya gelmeme. Kötü bir meyhane keşfetsen de ...
Walt Whitman
sırtımı koca koca yapılara kurallara, güvenilen kişilere dayamadan arkadaşlığı öveceğim ve bütün yüreklere arkadaş sevgisini sokacağım. onu yerleşmiş bir inanç haline getireceğim.
Rainer Maria Rilke
“Güzellik ve Dehşet
Başına her şeyin gelmesine izin ver
Sadece gitmeye devam et
Hiçbir duygu nihai değildir.”
28 Mart 2017 Salı
Edip Cansever
İnsanın insandan başka dayanağı yok. Yalnızlık bile, başka insanların varlığı bilindikçe bir anlama kavuşuyor. Öyleyse bizim yalnızlık dediğimiz şey, bir kendini ayırmadan (tecrit etmeden) çok, kendine yönelme, kendini daha yakından inceleme yetisi olmalı. Buysa şiire çok yatkın bir durum; olup bitenlerin hesabını kendimizden sormak gibi bir şey... Örneğin biri bir kötülük mü yapıyor, o kötülüğü yapanı sonraya bırakırcasına kendimize kızmak, kendimizi suçlu bulmak erdemi gibi. Sevindirici bir olay, yaratıcı bir söz, yadsınmayacak bir güzellik için de aynı şey; ne varsa kendimizde oluşturuyoruz ilkin. Güzelin, çirkinin, iyinin, kötünün düşsel kahramanları olmak özümüzde var bizim. Şair kısmı buna katılmadan, bu kahramanlığı sindirmeden edemiyor işte. Övgüye de yönelse yergiye de, karşısına çıkan ilk varlık “ben” oluyor. Böylece her şeyde kendine benzer bir şeyler bulduğu gibi, yazdığı şiirlerde de herkesin kendine benzer bir şeyler bulmasına alan hazırlıyor o. Bence böylesi bir yalnızlık çok doğal ve olumludur, övülmeye değer.
Edip Cansever
Bence gerçek yenilik, başka şiirlerin, başka şiir yaşantılarının etkiyemediği — ya da pek az etkidiği — yani salt kendimiz olan bölgelerdeki zenginliğin bulunup çıkarılmasıdır. Bu da çoğu zaman kendiliğinden olur. Onun içindir ki, şair getirdiği yeniliğin farkına bile varamaz. Çünkü yaptığı iş, ona çok doğal bir iş olarak görünür. İşte böylesi bir yenilik de uzun zaman ne değerinden, ne de tazeliğinden bir şey yitirir.
Şiir / Az Yazmak
1930 sıralarında Pound Antolojisinin· önsözünde Eliot, "Bir şairin her hafta bir şiir yazması gereklidir" gibilerden bir şey yazmıştır. Empson bunun gerçekten gerekli olup olmadığını Eliot'a sorar. Yanıt şudur, "O parçayı yazdığım sırada aklımdaki şair Pound idi.
Sorunu genel olarak alırsak şunu söylemeliyim. Şairlerin çoğu için sorunu ele alırsak, onlar için en önemli şey, elden geldiğince az yazmaktır. "
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Rilke / Dua Saatleri
Ama kentler sadece kendine ait olanı ister, her şeyi .çekip alırlar kendi çarkları içine. Çürük tahtalar gibi parçalarlar hayvanları ve çok ...
-
Ama kentler sadece kendine ait olanı ister, her şeyi .çekip alırlar kendi çarkları içine. Çürük tahtalar gibi parçalarlar hayvanları ve çok ...
-
“Güzellik ve Dehşet Başına her şeyin gelmesine izin ver Sadece gitmeye devam et Hiçbir duygu nihai değildir.”
-
Önce şiir karşısında iki çeşit okuyucu vardır. Bunlardan birincisi şiire açık, ikincisi kapalı olan okuyucudur. Birinci bölüğe girenler onu...
-
Nesnelerin tümü çokluk bizim inandırılmak istendiğimiz kadar kavranalabilir ve dile getirilebilir türden değildir; olayların büyük bölümü...
-
Benim için kızları ve kadınları anlamaya çalışmak kadar doğal bir şey yok; çünkü sanatla uğraşan kişinin en derin yaşantısı dişil nitelik ...
-
vücudum sabırlı sevgilim benim bu hüznü senin için biriktiriyorum sana gelicem beklemelerin bu acılı durağından bu giz bu karanlık bi...
-
Yalnızca bir kez olsaydı tam bir sessizlik. Sussaydı tesadüfi olanla ortalama olan ve komşudan gelen gülüşmeler ve gürültüsü beynimdeki...
-
O Kişi Geçmişi ya da geleceği olmayan, Onları bırakmış olan. Elinde olmayan hiçbir şeyi sabırsızlıkla beklemeyen. O; hatıralarına hemen h...
-
geç benden, ben dururum, ben beklerim, geç benden, ama nereye geçersin benden ben bilemem. dediler ki, olgun bir meyve var sabır perdesinin...
-
Seven birini incitmek korkusundan daha kötü bir cezaevi yoktur.




