6 Temmuz 2017 Perşembe

Arkadaş Z. Özger


vücudum
sabırlı sevgilim benim
bu hüznü senin için biriktiriyorum
sana gelicem beklemelerin bu acılı durağından
bu giz bu karanlık bitecek
güneşin çıkmasını bekliyorum

(Yordam, Eylül 1968)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Herkes, olmadığı kişinin o olduğunu söylüyordu ona../ Paul Valery

"Kral, "seni ölüme mahkum ediyorum, ama seni sen olarak değil, Xios olarak ölmeye mahkum ediyorum." dedikten sonra, Xios'un bütünüyle farklı bir ülkeye gönderilmesini buyurdu. 


Adı değiştirilmiş ve usta rötuşlarla yeni bir görünüm verilmişti. yeni ülkesinin insanları onun için yeni bir geçmiş, yeni bir aile, onunkilerden çok farklı yetenekler yarattılar.

Önceki yaşamına ilişkin bir şey hatırlayacak olsa, onu yalanlıyorlar, divane olduğunu ve bunun gibi şeyler söylüyorlardı. Ona bir aile hazırladılar, onun olduklarını söyleyen bir karısı ve çocukları oldu. Sözün kısası, her şey ve herkes, olmadığı kişinin o olduğunu söylüyordu ona."

Gözlem / Paul Valery


"Sanatsal gözlem, neredeyse mistik bir derinlik kazanabilir. Değdiği nesneler adlarını yitirir. ışık ve gölge çok özel sistemler oluşturur, kendilerine özgü sorular ortaya atar. Hiçbir bilime dayanmayan, hiçbir pratikten türetilmemiş sorulardır bunlar. varoluş değerlerini yalnızca onları algılamaya, onları kendi benliğinde uyandırmaya yazgılı birinin ruhu, gözü ve eli arasındaki çok özel uyumda bulur"

21 Haziran 2017 Çarşamba

Nasıl oluyorsa öyle olmasını arzu et. / Epiktetos

Hayatında olup biten şeylerin dilediğin şekilde olmasını dileme. Nasıl oluyorsa öyle olmasını arzu et. Böyle davranırsan her daim mutlu olursun.  

19 Haziran 2017 Pazartesi

Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir./ Epiktetos


I. — Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir. Elimizde olanlar fikirlerimiz, yaşayışınız, arzularımız, temayüllerimiz, nefretlerimiz bir kelimeyle bütün hareketlerimizdir.
II. — Elimizde olmayanlar; eşya, mülk, şöhret,mevki bir kelime ile hareketlerimiz arasında olmayan şeylerdir.
III. — Elimizde olanlar tabiatları icabı hürdürler. Hiçbir şey onları durduramadığı gibi onlara engel de olamaz. Elimizde olmayanlar ise zayıf, esir, boyunduruk altında, binlerce engel ve terslik içinde olup bütün bütün bize aykırıdırlar.
IV. — O halde hatırla ki tabiatları icabı esir olanları hür ve başkasına tabi olan şeyleri sana mahsus zannediyorsan her adımda engellere rastlayacak, kırılacak, kasvetlenecek ve Allahtan da, insanlardan da şikâyet edeceksin. Buna mukabil sana ait olanı benimser ve başkasına ait olanı da başkasının
iradesinde sayarsan; o zaman kimse sana istemediğini yaptırmadığı gibi, istediğini de yapmana mâni olamaz. Dolayısıyla kimseden şikâyet etmez, kimseyi itham etmez ve istemeden hiçbir hareketi yapmaya mecbur olmazsın. Kimse sana bir fenalık edemez, düşmanın olamaz ve başına kötü, muzir bir şey de gelmez.

Epiktetos


“Emirlerinize isyan ettim mi? Bana verdiğiniz mevhibeleri israf ettim mi? Duygularımı, dileklerimi, kanaatlerimi size tabi kılmadım mı? Sizden hiç şikâyet ettim mi? İlâhî hikmetinizi hiç itham ettim mi? Hasta idim, çünkü siz böyle istemiştiniz, ben de öyle istedim. Fakirdim çünkü siz böyle istemiştiniz ve ben fakirliğimden memnundum. Sefalet içinde idim, çünkü siz böyle istemiştiniz ve ben asla bu sefaletten kurtulmak istemedim. Benim halimden hiç mahzun olduğumu gördünüz mü? Beni hiç kırılmış, sızlanır gördünüz mü? Hâlâ daha hakkımda vereceğiniz hoşunuza gidecek her hükmü kabule hazırım. Sizin tarafınızdan verilecek en küçük işaret benim için katı bir emirdir. Bu muhteşem temaşadan çıkıp gitmemi mi istiyorsunuz? Çıkıyorum ve bütün eserlerinizi göstermek ve kâinatı idare ettiğiniz harikulâde nizamı gözlerimin önüne yaymak için beni buraya kabule tenezzülünüzden dolayı size bin kere şükrediyorum."

Ve ihtimal ki, mezar taşında kendisinin yazdığı rivayet edilen şu kitabe vardı: «Ben; esir, sakat, fakirlik ve sefalette başka bir fakir olan, bununla beraber Allahın sevgilisi bulunan Epiktetos’um.

30 Mayıs 2017 Salı

İki insanın birlikteliği olanak dışıdır / Rainer Maria Rilke

İki insanın birlikteliği olanak dışıdır ve böyle bir birlikteliğin gerçekleşmiş göründüğü evlilikte eşlerden birini ya da her ikisini tam bir özgürlük içinde yaşamaktan ve gelişmekten yoksun bırakan bir sınırlama, karşılıklı bir anlaşma söz konusudur. Ne var ki, birbirine alabildiğine yakın insanlar arasında da uçsuz bucaksız uzaklıkların söz konusu olabileceğini varsayarsak, yeter ki birbirini kocaman bir gökyüzü altında her zaman oldukları gibi görmelerini sağlayacak o uzaklığı sevmenin üstesinden gelsinler, bu kendilerine olağanüstü güzel bir birlik ve beraberlik içinde yaşamanın yolunu açacaktır.

Rilke / Dua Saatleri

Ama kentler sadece kendine ait olanı ister, her şeyi .çekip alırlar kendi çarkları içine. Çürük tahtalar gibi parçalarlar hayvanları ve çok ...