18 Eylül 2017 Pazartesi

Adélia PRADO / Gecenin Ortasında


Gördüğüm düşü anlatmak için uyandırdım onu:
masa yok, hiçbir şey destek olmuyor onlara -
ak bungalovlar, karanlıktan kopmuş.
Işıma yok, koku yok ya da arılık yok,
yalnızca ak dallar, bol ak akış.
Karanlık odada, bir canlanış: alışılmamış devinimin
görünüşü.
Yol bir koku anımsatıyor sana, ne dediklerini
duyumsuyorum -
"Bir yeniden diriliş hazırlığı örülmekte, çanları çalacak
neşenin kökleri."
Acı veren hoşnutluk.
Uyuyamadığımı gördü ve "Kadınlar
çok karmaşık, erkeklerse çok basit.
Ben basitim. Sen de öyle olmalıydın." dedi bana.
İsterim basit olmayı, haklı şimdi -
basit, basit, yinelemeye başladım içimden - basit, diye.
Birden bu sözcük dikildi karşıma. Çarptı geçti üzerimden.
"Nedir yanlış olan?" diye sordu bu kez.
- Bungalovlar -
Hiç o kadar uzaklara gitmedik ki biz,
Aklım başıma geldi bu soruyla, hıçkıra hıçkıra,
yeterince basit oluncaya dek yumuldum uyumaya.
Adélia PRADO Çeviri: Tuğrul Asi BALKAR

20 Temmuz 2017 Perşembe

Metamorfoz / Dr.Deepak Chopra



Dr.Deepak Chopra’dan metamorfoz (başkalaşım) hakkında bir hikâye

Bir tırtıl bir kurt gibidir, bir kelebekse çok güzel renkleri olan uçan sihirli bir yaratık. Zamanı geldiğinde bir tırtıl daha çok yemeye başlar ve kendi metabolizmasının ihtiyacı olanından daha fazlasını tüketir. Böylece tırtılın bedeni ölmeye başlar, bu bedenin sıvılaşması şeklinde olur. Fakat tırtılın bedeninde orada burada birkaç hücre vardır.
Bilim adamları bu hücrelere “hayalci hücreler” adını verirler. Bu hücreler aslında yeni bir gerçekliğin hayalini kurarlar, farklı bir bilinç seviyesinde titreşirler. Tırtılın bedeni bu hücreleri tanıyıp onlara saldırırlar. Fakat onlar farklı bir seviyede titreştikleri için bu saldırılardan etkilenmezler. Saldırıcı hücreler ise kısa zamanda vazgeçerler. Bu arada hayalci hücreler yine orada burada kümelenmeye başlarlar.
Daha sonra da bu kümeler birbirleri arasında bir bağlantı oluştururlar. Bu hücre bağlantıları belli bir kritik kitleye, eşiğe ulaştığında, sihirli bir şey olmaya başlar: tırtılın bedeninde uyumakta olan bir gen, genetik kod, uyanır. Bu genetik kod kanatların, yeni bir kalbin, antenin, bacakların, uçan bir varlığın metabolik hızı vb. ne dair tüm bilgileri içerir, hepsi bu kodun içinde gizlidir. Bu gen, hayalci hücrelerin birbirleriyle kurdukları bağlantı sayesinde uyanır. Tırtılın bedeninin geri kalan kısmı ölürken, hayalci hücreler tırtılın ölmekte olan gövdesini kendilerini besleyecek bir gıda olarak kullanırlar.
Bu hayalci hücrelerin büyümek ve bağlantı kurmak için kullandıkları bir kültür ortamı olur. Ve çok kısa zamanda bir özgürlüğe doğru uçmak üzere bir kelebek buradan ortaya çıkarak uçmaya başlar.

6 Temmuz 2017 Perşembe

Arkadaş Z. Özger


vücudum
sabırlı sevgilim benim
bu hüznü senin için biriktiriyorum
sana gelicem beklemelerin bu acılı durağından
bu giz bu karanlık bitecek
güneşin çıkmasını bekliyorum

(Yordam, Eylül 1968)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Herkes, olmadığı kişinin o olduğunu söylüyordu ona../ Paul Valery

"Kral, "seni ölüme mahkum ediyorum, ama seni sen olarak değil, Xios olarak ölmeye mahkum ediyorum." dedikten sonra, Xios'un bütünüyle farklı bir ülkeye gönderilmesini buyurdu. 


Adı değiştirilmiş ve usta rötuşlarla yeni bir görünüm verilmişti. yeni ülkesinin insanları onun için yeni bir geçmiş, yeni bir aile, onunkilerden çok farklı yetenekler yarattılar.

Önceki yaşamına ilişkin bir şey hatırlayacak olsa, onu yalanlıyorlar, divane olduğunu ve bunun gibi şeyler söylüyorlardı. Ona bir aile hazırladılar, onun olduklarını söyleyen bir karısı ve çocukları oldu. Sözün kısası, her şey ve herkes, olmadığı kişinin o olduğunu söylüyordu ona."

Gözlem / Paul Valery


"Sanatsal gözlem, neredeyse mistik bir derinlik kazanabilir. Değdiği nesneler adlarını yitirir. ışık ve gölge çok özel sistemler oluşturur, kendilerine özgü sorular ortaya atar. Hiçbir bilime dayanmayan, hiçbir pratikten türetilmemiş sorulardır bunlar. varoluş değerlerini yalnızca onları algılamaya, onları kendi benliğinde uyandırmaya yazgılı birinin ruhu, gözü ve eli arasındaki çok özel uyumda bulur"

21 Haziran 2017 Çarşamba

Nasıl oluyorsa öyle olmasını arzu et. / Epiktetos

Hayatında olup biten şeylerin dilediğin şekilde olmasını dileme. Nasıl oluyorsa öyle olmasını arzu et. Böyle davranırsan her daim mutlu olursun.  

19 Haziran 2017 Pazartesi

Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir./ Epiktetos


I. — Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir. Elimizde olanlar fikirlerimiz, yaşayışınız, arzularımız, temayüllerimiz, nefretlerimiz bir kelimeyle bütün hareketlerimizdir.
II. — Elimizde olmayanlar; eşya, mülk, şöhret,mevki bir kelime ile hareketlerimiz arasında olmayan şeylerdir.
III. — Elimizde olanlar tabiatları icabı hürdürler. Hiçbir şey onları durduramadığı gibi onlara engel de olamaz. Elimizde olmayanlar ise zayıf, esir, boyunduruk altında, binlerce engel ve terslik içinde olup bütün bütün bize aykırıdırlar.
IV. — O halde hatırla ki tabiatları icabı esir olanları hür ve başkasına tabi olan şeyleri sana mahsus zannediyorsan her adımda engellere rastlayacak, kırılacak, kasvetlenecek ve Allahtan da, insanlardan da şikâyet edeceksin. Buna mukabil sana ait olanı benimser ve başkasına ait olanı da başkasının
iradesinde sayarsan; o zaman kimse sana istemediğini yaptırmadığı gibi, istediğini de yapmana mâni olamaz. Dolayısıyla kimseden şikâyet etmez, kimseyi itham etmez ve istemeden hiçbir hareketi yapmaya mecbur olmazsın. Kimse sana bir fenalık edemez, düşmanın olamaz ve başına kötü, muzir bir şey de gelmez.

Adélia PRADO / Gecenin Ortasında

Gördüğüm düşü anlatmak için uyandırdım onu: masa yok, hiçbir şey destek olmuyor onlara - ak bungalovlar, karanlıktan kopmuş. Işıma yok, ...